Mekan Farklı, Hüzün Aynı, ya Dayanışma ?!

Profesyonel gezgin arkadaşlarım bana her gezi sonrası şunu da sorarlar “ne yedin?” Bazen isyan ederim, “Aaaa ne yediysem yedim size ne :-)” “Hem oraya yemek için gitmedim ki..” Evet pek çok gezgin gittikleri ülkeleri, yemek çeşitliliğini tanımak ve tatmak için de dolaşıyor. Benim hiç böyle bir kaygım olmadı, ne Türkiye’de ne de yurt dışında yemek seçmedim, dolayısıyla bu ülkenin özel yemeği neymiş, şurada oturayım bir şey içeyim yemeklerden tadayım diye düşünmedim. Aksine, yemek için harcanacak her fazla dakika beni müzelerden, parklardan ve diğer doğal güzelliklerin alıkoyar diye yemekleri en seri şekilde halletmeye çalıştım.

Gelelim hikayemize;

Tarih : 23 Ekim 2007 Salı, Saat : 16:00 civarı,
Yer: Barcelona şehir merkezinde Plaça Catalunya, gelin biz Katalunya Meydanı diyelim. (veriler tamamen doğrudur, Seyahat notlarımdan yazıyorum)

IMG_20131020_132047

Sabah Deniz Müzesini gezdikten, 5. Kez geldiğim Barcelona’da kendime edindiğim favori mekanımda yemek yedikten sonra uzun bir market alışverişi yaptım. Barcelona’lı arkadaşım evde zatürree teşhisi ile yatıyor sanırım akşam yemeğini de ben yapacağım.

Alış verişten sonra bir ara öğünü hak ettiğimi düşünerek, ayaklarımla Katalunya Parkına, ellerimle de market torbalarının birine daldım. 1 küçük meyveli yoğurt yeterli ama nereye oturmalı?? Banklarda şans yok o halde şu açık hava tiyatrosuna benzeyen yere gidelim. Bir yer buldum, tam yoğurda kaşığı daldıracağım, o ne!? Tam karşıma gelen basamakta bir kızcağız ağlıyor. Yok öğle gözünden yaş falan süzülmüyor, basbayağı hüngür hüngür ağlıyor. Etrafa baktım valla kızla kimse ilgilenmiyor.

Kızcağız duruyor sonra daha şiddetli ağlıyor, bir süre daha durmayacağı açık. Görebildiğim bir eksiği var o da mendili yok, onun yerine gözünü elleriyle siliyor. Bütün iştahım kaçtı, kızın hüznü bana yansıdı. Zor bela yoğurdumu yedim. Baktım çantamda kağıt mendil var mı diye? Eh var, en düzgününü seçtim. Sonrası hızlı gelişti, bir elimde market torbaları öbür elimde mendil ağlayan kıza doğru gittim ve omzuna dokundum. İki büklüm bana doğru baktı, mendili uzattım, yüzü yarı hüzünlü yarı gülümser bir hal aldı. Hadi üzülme gibisinden omzuna bir daha dokunup yoluma devam ettim.

Akşam evde başımıza gelenler ayrı bir bloğun konusu olabilir. Belki bir gün onu da yazarım.

Sevgilerimle,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>