Aylık arşivler: Eylül 2013

Kış Geliyor Pabuçlar Ne Alemde ?

Kış Geliyor Pabuçlar Ne Alemde?

Bilenler bilir ayakkabılarıma özel bir önem veririm. Her mevsim sonu mutlaka onları elden geçirtir, boyalarını yaptırır bir sonraki yaz veya kış için hazır bekletirim. Eğer iyi hizmet alıyorsam da Boyacımı değiştirmeyi hiç istemem. İstanbul’da yaşarken tam 20 sene boyunca hep aynı boyacıya ayakkabılarımı götürdüm. Nerede mi? Karaköy Osmanlı Bankası Genel Müdürlüğü’nün yan sokağında :-). Demir bey ile sağ olsun çok iyi geçindik.

İzmir’e geldiğimde ise ilk sene etrafı tanımak için uğraştım. Part time çalıştığım işyerine yakın bir Boyacıyı gözüme kestirdim. İşyeri ! Kordon’da olduğundan iyidir herhalde dedim ve 2 ayakkabımı boyaması için kendisine verdim. Yanılmamışım güzel bir iş çıktı. Aramızda geçen dialog ise şöyle;

İpek – Merhaba ayakkabılar bitti mi?
Ayakkabıcı – Bitti ablacım, bakın bağcıkları da yıkadım ha…
İ – ?? !!
A – …
İ – Onları nasıl yıkadınız?
A – Ellerimi yıkarken sabunladım, sonra yıkadım sonrada şurada dallara astım. Rüzgar püfürdeyince kuruyuverdi.
İ – Dallar nerede ? Haaaa palmiyenin dibinde, hakikaten birkaç dal var.

Sonuç olarak şöyle diyebiliriz; İzmir’de ayakkabı boyası İstanbul’dan daha pahalı ama kesinlikle çok daha renkli, resimde görüldüğü gibi :-)

IMG_20130930_123815 (2)

Sevgilerimle,

Engelli ama Engelsiz

Yine bir otobüs hikayesi, sevgili okurum inanın İzmir’de başka toplu taşıma araçlarından konu çıkartabilmek için binmediğim vapur, evime uzak olduğu halde kullanmadığım metro kalmadı. Fakat ne hikmetse bütün ilginç olaylar otobüslerde oluyor.

Buyurun size bir 121 hikayesi daha; Tarih 28 Ağustos 2013, 09:00 otobüsü. Karşıyaka Vapur İskelesinden önce ‘Osman Bey Durağı’ ne yaklaşıyoruz. Otobüsün ortasından ince bir ses “ Şoför bey durakta ineceğim lütfen kaldırıma yanaşır mısınız?” Kendisini görmüyorsunuz ama engelli olduğunu tahmin ediyorsunuz, kaldırım duyarlılığı kurulacak rampa için olsa gerek.

Otobüs şoförü gayet doğal gelen durağa doğru yanaşmaya başladı, yola park etmiş iki arabayı başarı ile yerinden etti ama o ne? Otobüslerin için yapılmış cebin başına park etmiş taksinin gitmeye hiç niyeti yok, sanki o cep onun için yapılmış. Şoför sırasıyla; korna çaldı, kapıyı açıp bağırdı, olmadı kapıdan çıktı taksinin yanına gitti. Eş zamanlı olarak otobüsten 2-3 genç bir terslik anında yardımcı olmak için hazırlanıp ayağa kalktılar (siz anladınız beni). Neyse taksici cepten uzaklaşmaya ikna edildi, otobüs yanaştı, orta kapıda aletse bekleyen 2 bey ise rampayı indirdi. Yeşil elbisesi içinde hafif utangaç hanım, otomatik sandalyesini hızla manevra yaparak durağın arkasından yok oldu. Otobüs ilerlediğinde görmeye çalıştım göremedim, o çoktan vapur iskelesine ulaşmıştı sanırım.

Bir senedir İzmir’deyim yaşadığım diğer şehirlere göre İzmir’i bir engeller için kolay bir şehir olarak tanımlayabilirim.

Sevgilerimle,