Aylık arşivler: Temmuz 2013

Küçük Kırmızı Deniz Feneri

IMG_0185

 

– Concordiaaa
– Concordiiaaaa!
– Hışşt Concordia!
Ne oldu buna? yan dönünce kulağına su kaçtı galiba..
– Heeey CONCORDIA !
– Ne istiyorsun Deniz Feneri görmüyor musun canım sıkkın. Dünden beri öylece kalakaldım. Çok sıkılıyorum durumuma.
– Asıl görmeyen sensin dün sen buralara doğru gelirken, ışık yaktım, bağırdım yani düdük çaldım, neredeyse yerimde zıplayacaktım. İçeride müzik çok yüksekti galiba.
– Yoo değildi, ama bir anlık dalgınlık oldu işte.
– Beni hiç görmedin mi?
– Gördüm gördüm ama seni tam anladım sayılmaz Deniz Feneri..
– Ah bu teknoloji yok mu, beni yıllarca üzdü seni ise kumlara sürükledi. Neden diyeceksin, bu GPS çıkalı kimse deniz fenerlerine dikkat etmiyor, ancak GPS leri bozulacak da eski bilgilerine dönecekler. Bu durumda ben seni ikaz etmeme rağmen sizin Kaptanın ilgisini çekemedim.
– Hııı öyle mi oldu diyorsun?
– Bence öyle, hem senin yattığın yer sığ olduğu için beni buraya dikmişler değil mi ya. Senin kaptan hakkında da dedikodular çıktı..
– Ben duymadım
– Duymazsın tabi, önce gemiyi herkesten önce terk edip karaya çıkmış, şu benim yanımdaki kumsalda bir süre yürümüş sonra tekrar gemiye dönmüş. Gemiye dönmüş olsa da önce terk ettiği için Şirket kendisine ceza kesecekmiş.
– Sende de ne kadar çok bilgi varmış be Deniz Feneri, bak şuradan kalkayım, kaptan bakmasa ben bakacağım bütün fenerlere…..

Dünyanın tüm deniz fenerlerine buradan selam ederim.

Sevgilerimle,

İzmir’e Yaz Geldi

(Sevgili okuyucu, 10 Haziran 2013’de yayınlamaya çalıştığım bu yazıyı Gezi Olayları dolayısı ile ertelemiştim. Olayın uzantıları sürüyor ancak ben daha fazla beklemek istemedim)

Yaz ne demek, biraz nem, biraz sıcak, biraz da sanat. Bu yaz benim için sanat takvimini Fatih Erkoç açtı. Şekilde görüldüğü gibi biletimi aldım ve Bostanlı Suat Taşar Açıkhava Tiyatrosuna geldim.

Önce Tiyatro, Tiyatro’yu nereye konumlandırmışlar? Feribot ve Konak, Pasaport, Alsancak vapurlar iskelesinin tam karşısına.. Yanından önünden ne geçiyor? Karşıyaka’nın bütün otobüsleri ve dolmuşları.. Bu kadar isabetli olması bir tesadüf mü. Sanmıyorum. Tiyatronun ömrünün uzun olmasını dileyerek içeri girelim. A aaa tavanını yarıdan fazla açmışlar, camlar da cam balkon gibi açılmış, biz de ortada kaldık.

Konser beklenildiği gibi güzeldi, Türkiye’nin yetiştirdiği en yetenekli sanatçılardan Fatih Erkoç ve genç orkestrası, cazdan, hafif müziğe, türküden, Türk Sanat Müziğine atlayarak 2 saati tamamladılar. Sonunda olan oldu son parça bir anda 10. Yıl Marşına evrildi. Tamam da o zamana kadar uslu uslu oturan seyirci birden ateşlendi, herkes ayağa, herkes bir ağızdan. Böyle coşkulu bitti gitti işte..

IMG_0178

Sevgilerimle,