Aylık arşivler: Mayıs 2013

İsmim

İki hafta evvel Garanti Bankası Emekli Sandığı Sağlık Merkezine gittim. Çok önemli konular değil, rutin kontroller, bir iki minör sorun.
Gittim ama ne gitmek 3 gün evvelden Google Maps çalışıldı, Garanti Merkez şube güvenlik görevlisi Ahmet beye soruldu, İzmir’in Merter’i diyebileceğim bir ana caddenin sonunda Merkez bulundu. Sağlık Merkezine gidiş, her zaman eski iş arkadaşlarına rastlama olasılığını da arttırır, nitekim öyle oldu çok Sevgili Solmaz Almaz bana büyük bir gülümseme ile İzmir’e hoş geldiniz dedi.
Sağlık Merkezi, bir uzun koridor, duvarlarından birinde sıranın kimde olduğunu gösteren pano ve sırayla koltuklar. Oturduk bekliyoruz, ortada dolanan üzerinde beyaz t-shirt, şort, ayağında terlik olan hafif tombik oğlan çocuğu panoya bakıp şöyle dedi.

IMG_20130430_144517
– Aaaaayşeee Feeevziiyee İpeeeek Aydıın…. Anne ne uzun isim değil mi?
– Şşşşşşşşt ayıp!
Çok hoşuma gitti tabi, ismimin uzunluğu bana çoğu kez hoş anılar bırakmıştır. Bir keresinde bir bankacı, “Müşterek hesap mı bu hanımefendi” demişti. 
Bununla da bitmedi ertesi gün tahlil vermeye gittiğimde, kanımı alan hemşire; kayıt alacakken,
– İsimlerinizden biri İpek miydi? Demez mi?
Hiç böylesini de görmemiştim. Evet demekle yetindim.

Sevgilerimle,

Kendisi mi Yansıması mı?

 

norveç3

Sizce havada asılı bulutun kendisi mi yansıması mı daha etkili?

Ben oyumu yansımaya veriyorum çünkü bulutun yanındaki dağların başındaki bulutlar da Bonus olarak görünmüş. Diyeceksiniz ki fotoğrafı çekende iş yok, ne yapalım tesadüfen onun Blog’unu okuyorsunuz şu sıra :-)

Tam oraya gitmek isterseniz rotayı veriyorum; Önce Oslo, Norveç’e uçacağız, burada bir kiralık araç ve haritaya ihtiyacımız olacak. İstikamet ODDA. Haritaya şöyle bakın Norveç’in en güzel fiyortlarından birinin sonunda bir göl olsun ve tabi şehir ismi de Odda yazsın. İki çekici suyun birbirine bu kadar yaklaştığı yarı yarıya terk edilmiş bir maden şehri ancak bu kadar çekici olabilir.

Çok şey beklemeyin alın çadırınızı Göl kenarındaki kampinge kuruverin, sabah bir bakarsınız komşularınızın yarısı şu yansıması görünen dağın yamacındaki buzula yürüyüşe gitmişler. Ya siz, e ama bu fotoğrafı kim çekecek? :-)

Sevgilerimle,

121

Bugün Hıdırellez (miş), fazla bir beklentim yok ama yine de bolluk bereket dileyerek geçiriyorum. Öğleden sonra İstanbuldan gelen Osmanlı Bankası mesai arkadaşlarımı havaalanı otobüsüne bırakıp eve döndüm. Karşıyaka hareketli, akşam Hıdırellez Şenlikleri var.

Elime bir şişe su ile yürümeye başladım. Kıyı kıyı şenliklerin yapıldığı alana geldim. Güneş battı, biraz daha yürüdüm, bu sefer 1 paralel caddeye otobüs durağına.

Mavişehir’lilerin en rağbet ettikleri otobüs 121, Mavişehir’i dolaşıp Konağa kadar gidiyor. İzmir’i bilmeyenler için; tüm körfezi dolaşıyor denebilir. Dönüş yolunda olan bir 121’i yakaladım. Güzel Mercedes bir otobüs, körüklü. Son duraklara doğru biraz tenha oldu, önümdeki 10-12 koltuğu ve yandaki boşlukta bebek arabasında oturan küçük bebeği çok rahat görüyorum.

Önce bebekle göz teması kurdum çocuk gülmeye başladı, annesi en önde yer bulmuş arkaya doğru döndü, eşini ve bebeği yokladı. Sonra birden bire otubüsün içinde bir değişik hava esmeye başladı. Önce babası bebeği öptü, sonra öndeki sarışın hanım oğlu olduğunu tahmin ettiğim oğlanı şöyle şapırtılı şekilde öptü….. Önümdeki uzun boylu yaşlıca adam vücudunu şöyle dikleştirip yanında oturan hanıma baktı. Hani sıra bize geldi der gibi. Uzun zaman baktım ama kadının olaydan haberi yoktu. Ama belki adamın da yoktu, hepsi benim kafamda oldu bitti.
Bir Hıdırellez de böyle geçti. Özellikle bir şey dilemedim ama, önümde yaşananlar yeterli değil miydi yani. 

Sevgilerimle,